Dishonored: The Knife of Dunwall İnceleme

Dishonored The Knife of Dunwall

Geride bıraktığımız senenin en sevilen oyunlarından biri olan Dishonered için yeni seneyle birlikte yeni bir DLC oyunculara sunulmuştu: The Knie of Dunwall. DLC oyuncuları gayet tatmin etti gibi gözüküyor. Zira hem oyunu uzatıyor hem de güzel yenilikler eklenmiş. Biz de aşağıda sizlere Dishonered: The Knife of Dunwall inceleme yazısını sunduk.


Daud’un gözünden olaylar

Süper güçler kullanabiliyor, çatılarda istediği gibi dolanabiliyor ve üstün bir zekası bulunuyor. Yaptığı planlar doğrultusunda rakiplerini sessizce öldürme konusunda ustalaşmış bir karakter var karşımızda fakat ağzından tek bir kelime çıkmıyor. Bu büyük bir eksiklik mi peki, tartışılır. Peki Corvo’nun konuşan hali nasıl olurdu diye merak edip dururken, karşımıza The Knife of Dunwall ile Daud karakteri çıktı. Genel olarak Corvo ile büyük benzerlik taşıyan Daud karakteri konuşabilme yetkisine sahip.

Tabii Daud’un elinde olan şey sadece konuşabilme yetisi ile kalmıyor. Farklı farklı ekipmanlara ve süper güçlere sahip bir arkadaş kendisi. İstediği vakit yanına yardımcı bir suikastçi çağırmak gibi müthiş bir özelliğe sahip. Bu şekilde işini kolaylaştırması oldukça kolay oluyor. Böyle bir mükemmeliyetin yanında bir de kendisi The Whalers’ın lideri. İşte aradığımız karakter bu olsa gerek. The Knife of Dunwall ile birlikte Daud’un gözünden oynadığımız hikaye İmparatoriçe’nin ölümü ile başlıyor. Bu ölümü bu sefer Daud’un yani katilin gözünden görüyoruz.

Eğitimli suikastçiler

Daha sonra ise Daud, the Void’e çekiliyor ve Outsider ile ilk defa karşılaşıyor. Ardından kulağına bir şeyler fısıldıyor, devamında ise bizler o olayın altı ay sonrasında yer alıyoruz. Hikaye esnasında yine çok zor kararlar veriyoruz ve bu kararlar doğrultusunda hikaye ona göre devam ediyor. Dishonored’ı bir adım öteye taşımayan The Knife of Dunwall DLC’si aslında geriye kalmış olan boşlukları dolduruyor demek mümkün. Sonuçta Daud karakterinin saydığımız güzel özellikler haricinde Corvo’dan pek bir farkı kalmıyor. Oynanış ise Dishonored’a sadık kalarak hazırlanmış.

The Knife of Dunwall DLC’sinin getirdiği diğer bir güzellik ise bizlere Dunwall’un biraz daha açılmış olması. Legal District ve Rothwild Slaughterhouse gibi mekanları keşfetme imkanı buluyoruz ve oyun hakkında daha kapsamlı bir bilgi edinmiş oluyoruz. Bu haritalar üzerindeki düşmanlarımızın da çeşitleri artınca ortaya daha keyifli bir oyun çıkmış oluyor diyebiliriz. Bir DLC’nin vermesi gerekeni veren ve fazlasına çıkarmayan The Knife of Dunwall hikayeyi bir seviye daha yukarıya taşıyor.

Dishonored’ı bitirmiş olan oyuncuların aslında tam olarak bitirmemiş olduğu gerçeği ile yüzleşmeleri ve DLC’leri satın almaları gerekiyor. Yeni özellikler ve ekipmanlar ile birlikte güzel bir mekanda farklı bir karakter ile oynadığımız The Knife of Dunwall’da tıpkı Dishonored gibi keyfi yarıda bırakıyor ve bizlere The Brigmore Witches DLC’sini aldırmak durumunda bırakıyor. Yani anlayacağınız The Knife of Dunwall’un ardından öteki DLC’yi de almak zorunda kalıyorsunuz. Güzel bir hikaye serisi henüz hiç oynamamış olanları bekliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD