Heroine’s Quest İnceleme

Heroine's Quest

Eğer macera ve RPG etmenlerini bir arada görmek istediğiniz bir oyun arıyorsanız Heroine’s Quest tam size göre bir oyun. Aynı zamanda retro, eski oyunları seviyorsanız oyunu daha fazla seveceğinizi söyleyebiliriz; zira görüntü kalitesi bilinçli olarak eski senelerle aynı derecede tutulmuş. Crystal Shard tarafından geliştirilen ve ücretsiz olarak dağıtılan Heroine’s Quest için bir inceleme yazısı paylaşıyoruz sizlerle.


Soğuğu derinden hissedeceksiniz

Heroine’s Quest’in amacı yine diğer macera oyunlarında olduğu gibi kurtarıcı olabilmek. Zekamızı, kurnazlığımızı ve eşyalarımız kullanarak önümüze çıkan bulmacaları çözmemiz gerekiyor ve bu yolda bize karşı duranları da affetmememiz gerekiyor. Çoğu rol yapma oyununda olduğu gibi Heroine’s Quest’te de karakterimizi özelleştirebiliyoruz. Tabii bu özelleştirme bu oyunda biraz kısıtlı ama yine de belirli imkanlar var. Karakterimizin sınıfını ve geliştirebileceği yetenekleri bizler belirliyoruz.

Heroine’s Quest’in diğer bir güzel tarafı ise tekrardan oynanılabilirliğinin bulunması. Farklı bir sınıf ve farklı yetenekler kullanarak oyunu tekrardan oynayabilirsiniz dilerseniz. Hikaye ve atmosfer bunu size sunuyor. Tabii oyun içerisindeki güzelim çizimleri ve oyunun güzel müziklerini unutmamak gerek, üstelik yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi bunların hepsini ücretsiz bir şekilde elde ediyorsunuz. Bu da zaten Heroine’s Quest’in en güzel yanı.


Hikaye özenle hazırlanmış

Heroine’s Quest’in hikayesinden sizlere kısaca özet geçmek istiyorum. Hikaye bizlere bir efsane niteliğinde sunulduğu için anlatımı da ona uygun bir şekilde yapacağım. Şafak vaktinde, Ginnungagap’ın ilkel boşluğunda Aesir’in tanrıları buz devlerine karşı uzun süren bir savaşa başladılar. Bu savaşın sonunda ise Aesir Lordu Odinn tüm devlerin babası olan Ymir’i indiriyor ve savaş sona eriyor. Geriye kalan buz devleri ise Jotunheim’in buzlu ovalarına sürgün edildi.

Fakat buz devleri bir intikam sözü verdiler ve bunun için kendilerini hazırlamaya başladılar. Odinn’de bu sürgünün sonsuza dek gitmeyeceğini bilir. O gün geldiğinde buz devleri serbest kalacak ve Midgard’ın üstüne çökecekler daha sonra ise Aesir’i katledecekler. İşte o güne Ragnarok deniyor. Daha sonra ise birçok ölümlü ölümü gördü ve uzunca bir zaman geçti. Troller ve kurtlar geceleri dışarıda dolaşır oldu, ticaret kervanları soğukta kayboldu ve komşular birbirlerine sırtlarını döndü. İnsanlar ilkbahar için sızlarken, buz fırtınaları bir türlü dinmedi. Korku dolu fısıltıların söylediği tek şey ise buz devlerinin geri döndüğüydü ve dünyanın sonu her an gelebilirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD