Lightning Returns: Final Fantasy XIII İnceleme PS3

Lightning Returns Final Fantasy XIII

MMO oyunların babası olarak kabul göreceğimiz Final Fantasy serisi neredeyse her platformda oyunculara kendini oynatma şansı tanıyor. Lightnin Returns Final Fantasy XII de PlayStation 3 üzerinde oyuncularla buluşmuştu. Grafik konusunda her zaman bir yeniliğin altına imza atan ama senaryo konusunda sıkıntılar çeken serinin bu oyunda hiçbir eksisinin bulunmadığını söyleyebiliriz belki de. Sözlerimizi daha fazla uzatmadan Lightning Returns: Final Fantasy XIII inceleme yazısına geçiş yapalım.


Dövüşlerde beklemek yok

Lightning Returns: Final Fantasy XIII, sıradan bir RYO değil. Hikaye daha akıcı ve ayrıca dövüşler çok daha hızlı. Turn based sisteminden çıkıp, her kostümünde farklı özellikler taşıyan bir Lightning var karşımızda. Evet doğru okudunuz, aldığımız kostümlerimizi atmak veya satmak gibi bir şansımız yok. Bulunduğumuz harita, hikayeye bağlı olarak farklı yaratıkları veya kişileri karşımıza çıkartabiliyor.

Hızlı dövüşlerde göze çarpan en önemli özellik, artık ATB barının dolmasını beklememize gerek yok. En azından eskisinden daha hızlı dolduğunu ve buna bağlı olarak hamlemizi yaptığımızı belirtebilirim. Her tuş farklı bir büyü ve farklı bir saldırı gücüne sahip. Sıradan fiziksel saldırımızın kombosunu tamamlamak istediğimiz zaman, barımızın dolu olması yeterli. Hatta düşman bize saldırdığı an kendimizi koruyabiliyor ve olduğumuz yerde kalmayıp, savaş alanında daha rahat hareket edebiliyoruz. Ayrıca Lighting’in bir de “overclock” isminde özel bir gücü var. Zamanı yavaşlatıp, kritik saldırılar yapabiliyor ancak olabildiğince önemli noktalarda bu gücü kullanmanız savaşın gidişatını değiştirebiliyor.

Lightning Returns: Final Fantasy XIII’ün tek kahramanı Lightning. Diğer FF serileri gibi, birden fazla karaktere silah, eşya veya farklı özellikler kasmak zorunda değiliz.

50 saat dedim ama…

Her ne kadar oynanış süresi uzun olsa bile, dünyayı kurtarmak için sadece 13 günümüzün olduğunun tekrar altını çizeyim. Rehberimiz Hope, kimi zaman acele etmemiz gerektiğini ve her gün saat tam 06:00’da onun yanında (The Ark’ta) olmamızın gerektiğini söyleyip duruyor. Kimi zaman bir görevde fazla vakit harcadığımızda “Hala bitmedi mi? Bak süre doluyor” şeklinde uyarılar yapabiliyor.

Gözümüzün ve kulağımızın rehberi ol Lightning

Grafik ve müzik bir araya geldiğinde eksik olan noktalar da var elbet. Keşke eski serilerdeki müzikleri koymak yerine, farklı notalar kullanılsaymış. Square Enix yıllardır aynı tarz müzikleri oyuncuya sunmaktan bıkmadı. Bu durumdan şikayetçi olmayanlar da vardır elbet ancak kişisel olarak yenilik yapılmasından yanayım.

Her zaman olduğu gibi bizleri uzun sinematikler ve nefes kesici dövüş sahneleri bekliyor. Grafikleri ilk oyunlardan çok daha ileri seviyede, hala kaplamalarda ve çevresel içeriklerde sorunlar yaşayan Square Enix, inanıyorum ki gelecekte bunları da düzenleyecek. Hoş biz FF serisini böyle sevdik, o yüzden çok da şikeyetçi olmak istemem ancak ana hikayede özenilen grafikler, açık dünyada fazla tekdüze olmuş. Bir ilki yapalım derken, sadece eklemekten öteye gidememek büyük bir hayal kırıklığı.

Sıradan bir Final Fantasy oyunu olmasa bile, açık dünya deneyimi ve farklı dövüş sistemi dışında, çok da büyük değişikliği olmayan Lightning Returns: Final Fantasy XIII, birçoğunuzun arşivlerinde kendisine yer edinemeyecek. Daha önceki serilerde yer alan seviye atlama sisteminin kaldırılması ve yeteneklerimizin yaratıklardan çıkması (doğru okudunuz, bu demek oluyor ki yetenek ağacı yok), oyunda eksik bir şeylerin olduğunu gösteriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD