Lilly Looking Through İnceleme

Lilly Looking Through

Kickstarter üzerinde bağış kampanyasını çok uzun zaman önce açan ve geçtiğimiz günlerde de satışa sunulan Lilly Looking Through bizleri fazlasıyla tatmin etti. Sahip olduğu grafikler ve oyun sistemiyle diğer oyunların hiçbirine benzemeyen Lilly Looking Through, Kickstarter üzerinden topladığı bağış miktarının hakkını fazlasıyla verirken biz de sizlere Lilly Looking Through inceleme yazısını sunalım.

Lilly Looking Through’un uzunca anlatabileceğim, komplike, dallanarak ilerleyen bir senaryosu yok. Hatta olay çok basit. Oyuna adını da veren Lilly ve küçük kardeşi Row ağaçlık bir alanda oynarken rüzgârın savurduğu, kırmızı renkteki bir kumaş parçası Row’u sarmalar ve yine rüzgâr sayesinde uçup gider. Lilly’de bulduğu büyülü gözlük ile kardeşinin peşine düşer ve on küçük bölüm boyunca Row’a ulaşmaya çalışır.

Yapım senaryodan ziyade daha çok içeriğe odaklanmış durumda. Lilly için alışageldiğimiz tıkla ilerle türünden biraz farklı bir durum söz konusu. Öyle ki oyunda Lilly’yi sağ sola koşturmuyoruz. Aksine Lilly sabit ve daha çok çevre ile etkileşime geçiyoruz. Örneğin Lilly bir meydanda durduğunda meydanın her köşesine Lilly’yi yollamaktan ziyade sadece gidebildiği yerlere tıklayabiliyoruz.

Bu durumu “Lilly şuraya git, şuraya tırman” diyerek de kısaca özetleyebiliriz. Bir diğer özelliği de envanterinin olmaması. Envanter oyunda yok ama yine de nesnelerle etkileşime geçiyoruz ama biraz farklı bir yöntemle. Diyelim yerde bir meşale var, meşaleye tıkladığımızda Lilly gidip onu almıyor. Oyunun imleci o meşaleye dönüşüyor ve gerekli aksiyonu bizzat biz gerçekleştiriyoruz.

Örneğin meşaleyi aldık ve yakında bir ateş var, meşaleyi ateşe tuttuğumuzda, yani meşale şeklindeki imleci ateşe götürdüğümüzde meşale alev almaya başlıyor. Envanter taşması, nesne avcılığı gibi durumlar bu yapımda söz konusu değil.


İçinden bakmak

Oyun boyunca Lilly’nin ve bizlerin en büyük yardımcısı büyülü gözlükler. Biraz ilerledikten sonra Lilly’nin kafasına geçireceği gözlükleri Lilly taktığı zaman (Looking Through) çevresi bambaşka bir hal alıyor. Örneğin normalde taş bir zeminde ve önünüzdeki köprü kırıkken gözlükleri taktığınızda taş zeminin yerinde kocaman yeşil bir ağaç ve sağlam bir köprü ile karşılaşmanız mümkün. Yani her mekan aslında iki mekan. Bu arada, oyunda on adet bölüm bulunmakta ve bir bölümü aşağı yukarı on dakikada geçebilmek mümkün. Oyunda kişisel kayıt sistemi de yok ve bölümler geçildikçe, daha doğrusu farklı bir ekrana geçildikçe oyun kendi kendisini kayıt ediyor.

Kontroller ve Bulmacalar

Kontrollere yukarıda değindim. Karakter yönetmekten ziyade çevre ile etkileşme girerek ilerliyoruz. Bunun dışında farenin sol tuşunu basılı tuttuğunuzda ekranı sağa veya sola kaydırabiliyorsunuz. Çift tıkladığınızda da yakınlaşma ve uzaklaşma özelliği mevcut. Ekranın alt kısmında da küçük bir menü bulunuyor. Menünün solunda kalan tuşlar ayarlar ile ilgiliyken sağ tarafta kameranın Lilly’ye odaklanmasını sağlayan Lilly tuşu ve soru işareti şeklinde hotspot tuşu bulunmakta. Tam ortada da Lilly’nin gözlüğünü takıp çıkarmaya yarayan tuş bulunmakta. Son olarak oyunun imlecine de değinmek istiyorum. İmleç şekilleri (el işareti olsun, yön işareti olsun) maalesef olmamış çünkü tamamına yakını birebir Windows imleçleri ve ekranda hoş durmuyor.

Oyunda envanter sistemi olmadığı için nesne toplama, birleştirme gibi bir durum yok. Amaç bir mekandan diğer mekana ulaşmak, dolayısıyla bölümleri bitirmek. Örneklerde verdiğim gibi yıkık köprüden gözlüğü kullanarak geçme, dal parçasını yakarak ateş elde etme gibi o mekânda ne varsa onları kullanarak bulmacaları çözüyoruz ki bir hayli basitler.

En çok da büyülü gözlüğü kullanıyoruz yol yordam ararken. Şahsen ben tek bir bulmacada zorlandım ve yardım alma gereği duydum, o da oyunun sondan bir önceki bölümündeki su altında geçen bulmaca. Özetle az biraz dikkatliyseniz oyunu 1-1,5 saat gibi çok kısa bir sürede bitirebilmeniz mümkün.

Fantastik dünya ve çizgi film karakterler

Öncelikle arka plan grafiklerden bahsetmek istiyorum. Yağlı boya tablolarını andıran grafikler yeri geldiğinde karanlık, yeri geldiğinde rengârenkler. İkisinin de ortak özelliği ise tek kelimeyle şahane olmaları. Oyun önce sadece Lilly ve oynadığı kurbağayı gösteren sahne ile başlıyor ve görüntü yayıldıkça fantastik ve sımsıcak bir dünya sizleri sarıveriyor. Tonlamalar olsun, mekân çizimleri olsun hepsi göze hitap ediyor ve oldukça doyurucular. Buna karşın karakterler biraz yadırganabilir. Çizgi film karakteri gibi duran Lilly böyle bir manzaranın üstünde ilk başlarda çok gözünüze takılabilir ama zamanla alışıyorsunuz da.

Oyunun müziklerinin de atmosfere katkısı çok büyük. Nasıl anlatsam… Daha çok romantik ve masalsı ağır parçalar bizlere eşlik ediyor ve hem o sevimli dünya ile uyumu çok iyi hem de kulağa çok hoş geliyorlar. Seslendirme ise oyunda bulunmamakta. Ara sıra Row’un Lilly diye bağırması ve Lilly’nin bazı hoplama zıplamalarda ses çıkarması dışında karakterlerimiz sessiz.

Bitti mi şimdi?

Lilly Looking Through tarzı, mekânları ve karakterleri ile sımsıcak bir macera sunuyor. Daha doğrusu dış dünyadan kısa bir mola almış gibi oluyorsunuz çünkü yapımı kurduğunuz gibi bitirebilme olasılığınız yüksek. Ayrıca oyunun sonunun kanaatimce hiç tatmin edici olmadığını ve bir devam oyununun muhakkak gelmesi gerektiğini belirtmek isterim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD