Quantum Break Ön İnceleme

Quantum Break

Oyun dünyası yepyeni bir oyuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor: Quantum Break. Max Payne’in yapımcıları tarafından geliştirilmekte olan oyun ilk yayımladığı grafiklerle pek de sevindirmese de aynı önceden çıkarmış olduğu oyunlar gibi senaryo ve hikayesiyle yine gönüllerde taht kuracak gibi gözüküyor. Umarız Max Payne ve diğer oyunlar gibi bu da büyük bir bağımlılık yapmaz, tabi bu bizim dileğimiz. Oyun geliştiricileri ise ayrı bir fikirde olacaklardı kesinlikle.

Oyun dünyasında kalemine gerçekten hayranlık duyduğum isimlerden biridir sevgili Sam Lake. 1995 senesinde Angry Birds’ün anavatanı Finlandiya’da kurulan Remedy Entertainment’in geliştirdiği Quantum Break, Max Payne ve Max Payne 2: Fall of the Max Payne’den sonra Alan Wake ile gönüllerde taht kurmuş oyunların yazarından kaleminden çıkan bir kurgu.

Max Payne’in dramatik yaşamıyla, Alan Wake’in kaybolan eşine olan özlemi haricinde yine etkileyici senaryo ile geleceğini umduğum bir yapım. Max Payne ile bullet time özelliğini oyun dünyasına büyük bir katkı sağlayan Remedy, Alan’ın da yazdığını hatırlamadığı bir romanındaki karakterlerin canlanması ile gördüğü halüsinasyonlar ile gelen karanlık büyünün, gerçeğin büyüsünü (bilim) değiştiren, doğa üstü kavramdan sonra Quantum Break ile kuantum fiziğine kafa tutacağız.

Demin bahsettiğimiz gibi Kuzey Doğu ABD Riverport Üniversitesi adlı kurumsal mekanda yapılan zaman yolcuğu deneyinde işlerin ters gitmesiyle olaylar tamamen değişiyor. Oyun halen aralanmamış sır perdesi ile dolu. Yapılan bu kuantum deneyi esnasında gerçekleşen kaza üç insanı etkiler ve üçüne de doğa üstü özellik yüklenir. Bu da bulunduğunuz yerde zamanı kontrol edebilme ve modifiye edebilme özelliğidir. Bir nevi oyun CERN projesi üzerine kurulu. Tabii yapımcı şirket Remedy oyun için bu özellikleri geliştirmede ve Sam Lake oyunun hikayesini yazarken CERN’de çalışmış olan teorik fizikçiden danışmanlık almışlardır. Oyun Jack Joyce, Beth Wilder ve Paul Serene ismindeki üç karakter üzerine odaklı.

Remedy’nin şimdiye kadar çıkış yapan oyunlarının isimlerine bakınca, Max Payne ve Alan Wake ile bilindiği gibi yönettiğimiz karakterlerin ismi ile aynı ismi taşıyan oyunları piyasada görmüştük. Yeni oyunun adının Quantum Break olması yerine Jack Joyce olmaması akıllara iki soru getiriyor:

– Biri üç karakteri değişkenlik göstererek oynayabileceğimiz,
– Bir diğeri de gerçekten çok daha geniş kapsamlı bilimsel bir oyun olup, karakter odaklı olmayacağı düşüncesi.

Bu konuda tam bir bilgi yok ama üç karakter yöneteceğimiz muhtemel. Tabii bunu zamanla öğreneceğiz.

Gerçekleşen kazada bu özelliklere sahip olan üç insan, bu yeteneklerini kullanarak zamanı kontrol ederek çeşitli olayları engelliyorlar. Hatta talihsiz olayların önüne geçerek, bunların yaşanmamış olmasını sağlamak tek amaçları oluyor. Tüm bu olaylar, yaşadıklarımız ve yaşacaklarımız yine bizim kaderimizi iyi yada kötü belli edecek. Kısaca oyunun episodik gidişatına yansıyacak.

Xbox One kullanıcıları, Microsoft’un Xbox One’ı duyurduğu konferanstan beri bu oyunu bekleseler bile, oyunun hikayesi ayrıca bir televizyon dizisi olarak yakın zamanda da piyasadaki yerini alacak.

İlerleyen teknoloji, ilerleyen bilim, ilerleyen Remedy

Şimdiye kadar yayımlanan görsellere ve videolara bakınca, hepsinin oyun içi görüntüler olduğunu açık olarak belirtelim. Sinematrikler bilindiği gibi Remedy’nin en son el attığı işlem. Sebebi ile oyun içi görüntüler ile aynı uyumlulukta ve kalitede olması için bu işi sona bırakıyorlar. Max Payne’i hatırlamak gerekirse 98 yılında zamanın en iyi grafikleri ile piyasadaki yerini almıştı. PS2 ve Xbox neslinde Max Payne 2 ve kapatmakta olduğumuz bu nesilde de Xbox 360’ın çıkış oyunlarından biri olarak Alan Wake ile piyasadaki yerini almıştı. Quantum Break’te bu neslin başlangıcı. Şunu not olarak düşelim: 3DMark’ın geliştiricileri de Remedy’de.

Herşeyden öte Sam Lake’in yeni hikayesine odaklanmış durumdayım. Son zamanlar hikâyesel ve kurgusal olarak, hatta tür ve oynanış olarak bile birbirini kopya ettiği şu zamanlarda bilimsel ve daha önce üzerine düşünülmemiş hikâye olarak karşımıza geliyor. Zamanı durdurma, geri alma ve oyunun kaderini buna göre değiştirmek de oldukça değişik deneyimler yaşatacak. Hikayede bize asıl verilmek istenen kuantum fiziği. Bakalım o ünlü bilim adamının dediği gibi bu oyun sayesinde kuantuma ne kadar alışacağız bakalım?

Geçtiğimiz haftalarda Alan Wake’in yüz animasyonlarını yapan Türk arkadaşımız Hakan Bilenler ile yaptığımız röportajda; ‘’Remedy’nin pek çaktırmasa da az çalışanı olan küçük bir şirket” olduğunu söylemişti. Alan Wake’in gelişiminin de beş sene sürmesinin nedeni olarak 50 kişilik ekiple çalışmalarını göstermişti. Şu an kaç kişilik ekip ile bu işi ilerletiyorlar bilmiyoruz ama yine de bu kadar az ve sağlam ekiple bu tarz yapımlar sunması Remedy’e olan saygımızı da artırıyor. Galiba en çok da bu yüzden az ve öz yapımlar ile sektöre katkısını sundu Remedy. Ayrıca Sam Lake, verdiği son röportajında da Alan Wake 2 için boş durmadıklarını da belirtmişti. Bizler şimdilik Quantum Break’e odaklanıyoruz. Oyun PC’ye gelir mi, gelmez mi orası belli değil. Yayıncı firma Microsoft olunca Alan Wake gibi seneler sonra PC’ye port edilebilir. Ayrıca bu konu Crytek’in Ryse: Son of Rome adlı oyunu için de geçerli olabilir. Son sözüme gelecek olursak, Sam Lake’in sadece yazar olarak her oyuna katkı sağlamasını isterdim. Hatta kitaplarıyla da gündeme gelmesini isterdim. Yazarın kaleminde en çok dikkat ettiğim durum kaybolan sevgililer ya da eşler… Belki bu yüzden de kişisel olarak daha da bağlanıyorum kendisine

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD