Rainbow Six: Siege İnceleme

E3, yine birçok mükemmel oyunun tanıtımına ev sahipliği yaptı. Yılın en önemli oyun fuarı olma vasfını taşıyan bu etkinlikte tanıtılan oyunlardan bir tanesi de Rainbow Six: Siege. Uzun zamandır beklenen ama pek fazla bilgisi ve trailerı internete sunulmayan oyun beklendiği gibi gayet güzel çıktı. Hem grafik hem de sistem kalitesinin çok yukarıda olması deneyen bir arkadaşımızın da ilgisini çekmiş ve bir inceleme yazısı paylaşmış. Biz de bu Rainbow Six: Siege İnceleme yazısını burada sizlere sunuyoruz. Ama öncesinde oyunun trailerına bakalım.

Ekip liderleri Ubisoft kitle yöneticisi ve geliştiricileri olmak üzere 4’erli takımlara ayrılarak bilgisayarların başına geçtik. Son model Razer marka bir PC’de ister Mouse klavye, ister Xbox One kontrolcüsü seçeneklerinden birini seçerek oynayabiliyorduk. Açıkçası ben hem odanın loş olması hem de daha rahat etme tercihimden dolayı kontrolcüyle oynamayı seçtim. Çıkışında 20 adet olacak sınıflardan sadece 7’si bu demoda oynanabilir durumdaydı. Ben işin eğlenceli kısmına yönelip “demolisher” karakterlerinden birini seçerek oyuna dahil oldum.

He ne kadar geliştiriciler önümde biri konferansta ikisi de önümde olmak üzere 3 defa aynı demoyu son derece koordineli olarak hatasız oynadılarsa da en son maçlarında görevi tamamlamalarına rağmen tüm takım telef olmuştu. Bakalım biz böyle bir durumda ne kadar başarılı olabilecektik.

Görevin başlamasıyla olan oldu. Önce çatıya kanca atarak tırmandık ve binanın arka tarafına geçtik. Oradaki pencerelerden birini patlattığımda kulaklarım patlamanın yıkım etkisi ve sonrasında bir ıslık sesiyle sarsıldı. Gerçekten o zaman atmosferin tadını almaya gerçek anlamda başladım. İçeri girdiğimizde ekibi hızlı bir kargaşa ve telaş sardı. Ben ve Ubisoft’daki abla (ki ben kendisine bundan sonra böyle hitap edeceğim) aşağı taraftaki bombaya yöneldiğimiz sırada ekipteki diğer 2 kişi ise üst katlara yöneldi. Tam ben arkamda ne olduğunu unutup ilk teröristi indirdiğim sırada yukarıdaki arkadaşların başlarının belada olduğunu fark edip hızlıca yukarı çıktık.

Yukarı katta bombanın bulunduğu alanda tam bir kaos hakimdi. Ekip arkadaşlarımızdan birisi yere düşmüştü bile. Onu kaldırmak için yanına gittiğimde 2 terörist beni hoş bir sürprizle karşıladı. Onları yere indirdim ancak ben de vurulmuştum. Daha sonra Ubisoft’daki abla ve 4. ekip arkadaşımız bizleri ayağa kaldırdı. Ekip arkadaşlarımızdan birisi bombayı etkisiz hale getirmek için gerekli olan ekipmanı kurduğunda birden alarm çalmaya başlamıştı. Artık olan olmuştu. Alarm sesini duyan teröristler bir anda yukarı kata hücum etmişti.

Biz duvarlarda ufak delikler açıp etraftaki dikenli telleri temizleyerek kendimizi savunma pozisyonuna sokmuştuk. Ancak ortalığa tekrardan kaos hakim olmuştu. Teröristler hem ateş gücüyle saldırıyor hem de duvarları yıkmaya çalışıyorlardı. Ekip lideri bizi toparlamaya çalışırken vuruldu daha sonra onu ben izledim. Bizi kaldırmaya çalışan üçüncü arkadaşımız odayı temizlemeyi başardı ancak o da yere düşmüştü. Geriye bir kişi kalmıştı. Buradan hepimiz sağ çıkamayacaktık ancak en azından ikimizi oyuna döndürebilirdi. Derken birkaç el shotgun sesi duyuldu ve biz ne olduğunu anlayamadan oyun sona erdi. Oyunun bitiş anını gösteren kameranın görüntüsünü izlediğimizde hepimiz irkildik. Alt katta bulunan 2 terörist ayak seslerinden ekip arkadaşımızın nerede bulunduğunu tespit etmiş ve tavana ateş açmaya başlamışlar. Tavanda açtıkları delikten ekibin son elemanını indirmeleri çok da uzun sürmemiş.

Evet işte Rainbow 6: Siege böyle bir oyun. Tecrübelerim oldukça kısa sürse de oyunun gerilimi ve tansiyonu gerçekten de beni kendime getirmeye yetti. PvP maçı yapmaya fırsatım olmadı ancak yapay zeka hakkını vermişti. Tabi fark ettiğimiz diğer hususlardan biri de iyi iletişime sahip bir ekibe ve sağlam bir ekip liderine ihtiyacımız olmasıydı. Rainbow 6: Siege gerek harita tasarımı, gerek yıkılabilir ortamı ve ses tasarımıyla gerçekten inanılmaz bir oyun. Ancak oyunun asıl performansı ve keyfi arkadaşlarınızla beraber oynarken ortaya çıkacak bir yapım. Oyunun herhangi bir hikaye modu bulunmasa da coop modu oldukça iyi iş çıkarmış. Tabi 60$ lık fiyat etiketini de hesaba kattığınızda arkadaşlarınızla oynamak biraz daha güç hale gelecektir. Eğer iyi bir Twitch kitlesi ve E-spor desteği görmezse sonu 2-3 ay içerisinde Evolve gibi bile olabilir. Ama herşeye rağmen oldukça keyifli ve gerilimli bir Rainbow Six deneyimi sizleri bekliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD