Assassin’s Creed Chronicles: China İnceleme

Assassin's Creed Chronicles China

Assasssin’s Creed serisinin en sevilen karakterlerini sıralasak büyük ihtimal ilk başta Ezio yer alırdı. Bazı oyuncuların favori karakterleri biraz değişse de Ezio’nun kayboluşu ve gizemi onu biraz daha sevilir hale getirdi. Herkes başına ne geldiğini merak ederken Ubisoft bu merakı gidermek üzere yeni bir DLC piyasaya sunmuştu: Assassin’s Creed Chronicles: China. Hakkında daha önce film bile yapılmış olan karaktere özel çıkan oyunun incelemesini bu yazımızda sizlere sunuyoruz.

Assassin’s Creed Chronicles: China (kısa adı ACC:C) Ezio’dan eğitim alan Shao Jun’un Çin’e dönüp intikamını aramasını anlatıyor. Bir taraftan da katledilen kardeşliği tekrar kurmaya çalışıyor. Embers’taki olaylardan sonra Jun’un özgüveni kendine gelmiş.

ACC:C, klasik bir sidescroller (platform) oyunu. Bu oyunu en iyi Mark of Ninja ile kıyaslayabiliriz. Bayıla bayıla oynadığım Mark of Ninja, kesinlikle gizlilik türünün en iyilerinden biriydi. Tıpkı o oyundaki gibi, amacımız düşmanları öldürmekten çok gizlenmek ve düşmanlardan kaçmak.

Platform gizlilik oyunlarında bulunan saklanma, öğeleri ACC:C’de yerini almış. Karanlık alanlara girip önünüzden geçen, düşmanlardan kaçmak, onlardan hızlı hareket edip yolunuza devam etmek gibi özellikleriniz var.

Oyunda ne kadar gizliyseniz, ACC:C size o kadar puan veriyor. Bu puanlar sayesinde yeni yetenekler ve silahlar açabiliyorsunuz. Kılıç ve dartlı ip gibi ölümcül silahlarla ilerlerseniz fazla puan alamıyorsunuz.

Assassin’s Creed 2 ile birlikte seriye gelen, gizlenmek yerine katliam yap oynanış türüne alışık olan serinin hayranları, China’da zorlanacaklar.
Gizlilik Sanatı

Ubisoft’un daha sanatsal oyunlar için geliştirdiği UbiArt Framework motoru, geçtiğimiz dönemlerde Child of Light, Valiant Hearts: The Great War gibi ses getiren işlere imza attı. Tüm bu oyunlarda, arka planlar, renk tonları sanat eseri gibiydi.

Assassin’s Creed Chronicles: China’da nedense bu motor kullanılmamış. Yapımcı Climax Studios, ilginç projelerle oyuncuların karşısına çıkmış bir firma. Diablo 1’i, PlayStation 1’e port ederek ilk ismini duyuran Climax, Serious Sam, Silent Hill: Origins, Ghost Rider (God of War klonuydu), Castlevania: Lord of Shadows gibi yapımlara imza attı. Bu oyunlar çıktıkları dönemde başarı yakalamış isimler. Serious Sam dışındakiler, genelde ünlü bir hikayenin tekrar uyarlanması. Serious Sam’de de hikayenin en önemsiz şey olduğunu düşünürsek, Climax’in yeni IP için konsept yaratacak senaristlere ihtiyacı var.

Firmayı tanımak, oyunun artı ve eksilerini anlamanızı sağlayacak. Hikaye Ubisoft’tan, oynanış ve tarz ise Mark of Ninja’dan alınmış. Child of Light ve Apotheon gibi, ACC:C’de de, işin sanatsal yayını ön plana çıkartmaya çalışmış.

Birini öldürdüğünüzde, ekrana sıçrayan kan efektleri ve ana karakterimizin hareketleri, antik Çin parşömenlerinden esinlenen ara videolar dışında bu olay o kadar iyi yansıtılamamış. Tabii bu oyunu kötü yapmıyor, sadece beklentileri düşürüyor.

ACC:C’in tek kelimeyle özeti gizlilik sanatı. Elimizde gizlilik için kullanacağımız, havai fişek, ipli dart, parkur yetenekleriyle kaçma ya da düşmanı öldürme gibi özelliklerimiz var. Elinizdeki 2.5 boyutlu platformda bunları en iyi şekilde kullanıp bölümleri geçmeniz gerekiyor.

Oyunda genel olarak AC2 havası yakalanmaya çalışmış. Eğitim bölümlerinde yaşlı Ezio’yu görüyoruz. Bu bile aslında serinin hayranları için müthiş bir ayrıntı. Oyunun ana teması ise Ezio’s Family parçasının tekrar bestelenmiş hali.

Bu yıl, Assassin’s Creed: Rogue ve Unity’de de bu parçayı tekrar duyduk. Anlaşılan Ubisoft, AC serisinin en karlı olduğu zamanları özlüyor. Oyunda, düşmanlarla karşılaştığınız her platform aslında birer gizli görev içeriyor. Orada görünmeden geçerseniz bol bol puan alıyorsunuz. Herkesi öldürürseniz puanlar düşünüyor. ACC:C’nin mini oyun mantığı bu şekilde işliyor. Görev birimindeyse, aldığınız puanlara göre özel yetenekler ve silahlar kazanıyorsunuz.

ACC: C yeni bir üçlemenin ilk oyunu. DLC olarak diğer oyunları alıp, Shao Jun’ın intikam hikayesini devam ettireceksiniz. Ezio’da yine arada gözüküp eski güzel günleri hatırlatacak bizlere. Mark of Ninja’nın daha az yetenekli bir kopyası olmasaydı ACC:C türe büyük yenilikler getirebilirdi.

Oyun yapı ile görüntü olarak, konsollara ve PC’ye çıkacak bir yapımdan çok mobil cihazlara daha uygun duruyor. Açıkçası, aynı oyunu Ubisoft, PoP serisinde yaptığı gibi mobil cihazlara getirseydi yeni bir devir başlatabilirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD