Grim Fandango Remastered İnceleme

Grim Fandango Remastered

Bundan 17 sene önce çıkışını gerçekleştirdiğinde zamanının en güzel ve en önemli oyunlarından biri olarak raflardaki yerini alan Grim Fandango, milyonlarca oyuncu tarafından senelerce bir yenisinin çıkması için beklendi. Geride bıraktığımız sene düzenlenen E3 2014’te o senelerce beklenen haber gelmiş ve Grim Fandango’nun yeniden ele alınacağı açıklanmıştı. Ancak oyuna yeni bir hikaye gelmedi, sadece grafikleri ve oyun sistemi daha geliştirildi. PS4 için çıkışını gerçekleştiren Grim Fandango Remastered cidden almaya en çok değer oyunlardan bir tanesi.

Hikayemiz El Marrow isminde kurgusal bir şehirde başlıyor ve burayı en basit tabirle –gerçi pek doğru değil ama- ölüm öncesi ölüm diyarı gibi bir tanımla açıklayabiliriz. Ölen ruhların ilk durağı El Marrow’dur ve ebedi, huzur dolu ölümsüz yaşamdan önce, onları bekleyen ilk zorluktur.

Manuel (Manny) Calavera (lütfen İspanyolca okuyunuz: ) Department of Death (Ölüm Departmanı) adındaki seyahat acentesinde çalışmaktadır. Görevi, müşterileri (ölüler) belli konumlardan (öldüğü yer) alıp onlara en uygun seyahat hizmetini vermektir.

Sadece Grim Reaper figürüne olan bakış açısıyla bile absürtlük sınırlarını zorlayan bir oyun Grim Fandango. 50’lerinin noir havasını Aztek efsaneleri ve Meksika gelenekleriyle birleştirerek ayrı bir kültür sosunu oyunun atmosferine katmayı başarıyor. Aşırı baharatlı, yaratıcı ve kendine has.

Manny’nin hikayesi sadece bir acente çalışanının günlük rutininden oluşmuyor. Daha ilk saniyeden oyun sizi bir bilinmezlik çukuruna atıyor ve bir sonraki aşamada neler olacağını merak etmeye başlıyorsunuz. Üstelik yeni bölümü iki ay beklemenize gerek yok, tüm oyun bir arada!

Hazır lafı açılmışken; eğer macera oyunlarındaki tecrübeniz Telltale oyunlarıyla sınırlıysa zor bir deneyim sizi bekliyor. Grim Fandango dönemin diğer macera oyunları gibi hiçbir “Eğitim Bölümü” içermiyor. Hatta oyun direkt olarak sinematikle başlıyor. Yapabileceğiniz tek şey, sinematikten sonra menüden kontrollere bakmak. Onun dışında, oyun sizi ilerleyiş hakkında kesinlikle yönlendirmiyor. Oyunda ilerleyebilmek için dinlemeli, bir daha dinlemeli, çevreyi keşfetmeli ve bulmacaları çözmelisiniz.

Hatta bu o kadar ileri bir seviyede ki oyunun sunduğu etkileşimler bile görünmüyor. Etkileşime girilecek bir obje ya da karaktere yaklaştığınızda Manny kafasını o yöne doğru çeviriyor. İyi gözlemci olmak şart diyelim.

Şimdi bu çok iyi bir özellik ama Double Fine’ın bu nokta kulağını çekmek gerekiyor. Özellikle yeni nesil oyuncular, başından sonuna kadar “Eğitim” görevinden oluşan oyunlara alışmış durumdalar ve bu onların suçu değil. Grim Fandango Remastered’i ilk oynayacak olanlar inanılmaz zorluk çekecekler, burası kesin. Keşke oyunun başına, hem bulmaca mantığını gösteren hem de ilerleyişte yardımcı olacak bir eğitim bölümü konsaymış. Böylece Manny, yeni nesil oyuncularla arasındaki köprüyü daha kolay kurabilirmiş.

Oyuna eklenen bir diğer özellikse Monkey Island Special Edition’dan da hatırlayacağınız “Geliştirici Yorumları”. Eğer Grim Fandango’yu ilk kez oynuyorsanız bence es geçin ve hikayeye, olabildiğince eğlenceli hazırlanan bulmacalara odaklanın ama benim gibi halihazırda defalarca bitirmişseniz ve daha fazlasını istiyorsanız bu seçeneği aktif ederek oynayın. Tıpkı Monkey Island’da olduğu gibi oyun bir başka sarıyor.

Ama Grim Fandango Remastered’ın en büyük yeniliği elbette ki grafiksel yenilikler. O konu bazılarınızı tatmin etmeyebilir çünkü arka plana hiç dokunulmamış. Bunu R3’e bastığımız anda görüyoruz. Genel olarak sinematikler ve çevre HD’ye çekilmiş ama R3’e bastığımızda eski sürümden çok büyük farkları olmadığını görüyoruz. Peki, fark nerede? Fark Manny’de, Don Copal’da! Karakterler orijin versiyona göre inanılmaz görünüyorlar. Bunun üzerine dinamik ışıklandırmayı ekleyince demeyin keyfimize.

Grafikler hala güzel ve ufak dokunuşlarla bile 98’in oyununu canlandırmaya yetiyor. Elbette Grim Fandango’nun muhteşem sanat tasarımı (aynı etken WoW’un neden 10 yıldır yaşlanmadığının da cevabıdır) bunda en büyük katkının sahibi. Tek sorun, ekran ayarları: 4:3 gerçekten yeterli değil ve artık kimse bu ayarları kullanmıyor. Evet, 10:9’a kolayca geçebiliyoruz. Geçiyoruz geçmesine de bu seferde inanılmaz bir görüntü kaybı yaşıyoruz. Mesela envanter modunda buton uyarıları erkan dışına taşıyor. Keşke biraz daha üzerinde durulsaymış.

Oyunun müzikleri (ki inanılmaz bir soundtrack albümü vardır) ve seslendirmeleri geliştirilmiş, müzikler daha kaliteli bir biçimde bir kez daha kaydedilmiş. Tony Plana’nın sesinden muhteşem bir hikayeyi dinleyeceğinizi size garanti edebilirim.

Sonuç olarak, Grim Fandango olmuş arkadaşlar. Geçmişten günümüze gelen en güzel yapımlardan birisi olarak oynanmayı hak ediyor. Eğer daha önce hiç oynamadıysanız, fiyatı öyle çok pahalı değil, alın oynayın. Eğer benim gibi defalarca bitirdiyseniz, Tim Schafer’ın da dahil olduğu yapımcı yorumlarını dinlemek için bile oynanabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD