LEGO The Hobbit İnceleme

LEGO The Hobbit

Bu seneler neredeyse her bir üçlemenin oyununu çıkaran LEGO işi fazlasıyla abarttı. Son olarak da aynı işi The Hobbit için yapan LEGO tepkileri fazlasıyla üzerine çekmeye devam ederken yine de buna istinaden iyi işler çıkarmayı başarıyor. Lego The Hobbit oyunu, genel olarak ortalamanın üstünde yer alan bir oyun; ayrıca grafik kalitesi PS4 üzerinde PC’ye oranla daha iyi. Biz de bu yazımızda sizlere Lego The Hobbit inceleme yazısını sunuyoruz.

PC ile PS4 platformu atarsında istemesek bile kıyaslama yapmak zorundaymışız gibi duruyor. Zira grafiklerin PC platformundan daha parlak ve daha doyurucu olduğunu itiraf etmek gerek. Özellikle PS4 sahiplerinin LEGO’lara olan hayranlığı, Orta Dünya ile birleşiyorsa; tabii ki Lego The Hobbit arşivlenmesi gereken oyunların başında geliyor.

Hani değişiklik?
LEGO The Hobbit, adından da anlayacağımız üzere bizleri Hobbit filminin üçlemesine götürüyor. Aslında üçleme demek yanlış bir tabir olur, zira henüz üçüncü filmi izleyemedik. Bu nedenden yaratıcı firma acele etmiş veya oyunu daha fazla sattırma peşinde olsa gerek ki LEGO The Hobbit, şimdilik sadece iki filmin detaylarını barındırıyor. Bu da demek oluyor ki üçüncü oyun, DLC olarak karşımıza çıkacak.

PC platformu ile PS4 platformu arasındaki değişikliklerin aman aman fazla olmaması, oyunu geri planda tutuyor. Hani insan “yeni nesil” deyince doğal olarak büyük değişiklikler bekliyor. Kimi zaman ise ortaya koyulanla yetiniyoruz. Bu durum, hepimize göre değişken.

Değişkenlik demişken…
LEGO The Hobbit’in en eğlenceli noktalarından biri filmdeki tüm cüceleri, Gandalf ve Bilbo’yu da kontrol ediyor olmamız. Kimi zaman elf krala Thranduil’e kafa tutuyor, kimi zaman Frodo ile Bilbo’yu ziyarete gidiyoruz. Bu da karakter çeşitliliğinin ne kadar fazla olduğunun göstergesi. LEGO oyunlarının birçoğunda bu durum gözümüze çarpsa bile, genel olarak farklı LEGO The Hobbit birbirinden farklı yeteneklere sahip cücelerle tanışmamızı sağlıyor.

LEGO The Hobbit’te kimi karakterimiz koca yer altı elmaslarını parçalayabilirken, kimisi kancasıyla farklı noktalara ulaşabiliyor.

LEGO The Hobbit’te etrafı parçalayıp, olabildiğince tüm ıvır zıvırları toplamanız gerekiyor. Kimi zaman bir anahtarı yapabilmek için türlü yakutlara, kimi zaman bir köprüyü yapabilmek için onlarca tahtaya, kimi zaman ise Bombur’un göbeğine çıkıp zıplamak için daha fazla yiyeceğe ihtiyacımız oluyor. Doğru okudunuz, o göbek birçok kere hayatımızı kurtaracak.

LEGO The Hobbit esprili ve eğlenceli içeriğiyle birçok oyuncuyu kendisine çekse bile, LEGO takipçilerinin ötesine geçemeyecek bir oyun olmuş. Yine de kimi zaman filmde yakalayamadığımız ufak detayları da birebir kontrol etmek, farklı bir deneyim oluyor.

Sadece asıl hikayeye değil, aynı zamanda farklı görevlere de odaklanabiliyoruz. Bu da sadece ana görevleri yaparsak oyunun yaklaşık %70’ini bitirmemizi sağlıyor. Özellikle hikaye boyunca oyuna gömülen bulmacalar da, LEGO The Hobbit’e ayrı bir hava katıyor.

Müziklerinin ve seslerin birebir filmden alınıyor olması büyük bir artı ancak içerik olarak herkese hitap etmeyen diliyle, ulaşmak istediği oyuncu kitlesine yetişmesi oldukça zor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD